| | ||||||||||||||||||||||||
SAMİMİYET TESTİ
SAMİMİYET TESTİ Seçimler demokrasinin vazgeçilmez birinci kuralıdır. Zaten seçim olmasa demokraside olmaz. Siyasi partiler programlarını ortaya koyduktan sonra güncek tabirle seçime asılırlar. Her siyasi parti bir diğerinin önüne geçmek ve düşüncelerini, fikirlerini, benimsemiş oldukları hayat düzenini gerçekleştirmek için seçim çalışmalarında taktikler uygularlar. Bu taktikleri her siyasi parti veya her siyasi kendince düşünür ve uygular. CHP’de tüm siyasi partilerin olduğu gibi birazda İstanbul il başkanının ileri görüşü ile Çarşaf açılımı uyguladı. Yerel seçimlerde aday olan partililerin yakınlarına daha doğru ifade ile geleneklerinden veya inancından dolayı kapalı olan çarşaf giyen yakınlarına rozet taktı. İyi yaptı. Bir insan hem kapalı hem CHP’li olamaz mı? Elbette olur. Parti yetkilileri de bunu anlayarak rozetlerini basın ve kalabalık halk kitlesi önünde törenle taktı. Her ne kadar bu törenin şov olduğu çok geçmeden anlaşılmışsa da biz yinede bunun CHP açısından iyi bir gelişme ve açılım olduğunu zira siyasi partilerin herkesin kucaklaması gerektiğini söyledik. Ancak; Bu samimiyet testinden yine başarısız çıktı bu partimiz. Mersin’de kadın kolları üyelerinin yapmış olduğu çarşaf yırtma ve örtü çiğneme olayında samimiyetsiz bir açılım olduğu göz önüne serildi. Siz toplanacaksınız daha bir yıl bile olmamış bir seçimde baş tacı ettiğiniz ve adeta medet umduğunuz bir objeyi yerlerde sürüyeceksiniz. Beğenin yada beğenmeyin. Partiler kurumsal kimli olan yerlerdir. Onların üyelerinin yaptığı şahsiliğin ötesine çıkıyor. Böyle olmasını tasvip etmiyorum. Ama öyle oluyor. Aslında suç şahsi olmalı ama realite öyle demiyor. İşte Akpartili eski bir il başkanının söylediği söz neler mal oldu. Neler yol açtı. Kırıkkale MHP milletvekili aldı sazı eline ve günlerce ülkenin gündemini değiştirdi. O eski il başkanı şimdiki il genel meclis üyesi partisinden istifa etmek zorunda kaldı. Yani genel anlamda tüm partiyi rahatsız etti bir kişinin yaptığı. Her ne kadar Mersin kadın kolları da istifa etse bile, çarpışarak ayrıldılar. Yani hata yaptıkları için bu partiden ayrıldıklarını söylemdiler. Sadece bu düşünce genel merkezden onay almadı diye ayrıldılar. Eğer basına yansımasa bulundukları büyükşehirde propagandalarını yapmaya devam edecek çarşafı yerlerde sürükleyemeye devam edeceklerdi. Bu aralar çarşaf açılımına dolananlar aslında Ergenekon terör örgütü üyeliği ile saçalananların bir bir toplanmasıyla onların avukatlığını üstlenerek aynı hatayı yaptılar. Elbette henüz dava neticelenmedi. Ama görülüyor ki çok ciddi suçlamalarla itham ediliyorlar. Acaba yarın bu insanlar ceza almaya başlayınca bu avukatlar ne yapacak. Bırakacak mı avukatlıkla birlikte siyaseti de? Hükümetin açığını kollayıp eski bir il başkanın söylediği söz ile bir bardak suda fırtına koparak MHP nedense bu konuda ciddi bir tavır sergilemedi? Yani biz milli ve dini değerlerimize bağlıyız. Çarşaf gerek âdetimiz olarak gerek dini olarak bir gerekliliktir. Bu nedenle hiçbir siyasi partiden üyenin onu çiğnemesine izin vermeyiz. Diye neden feryat etmedi. Bakın; Samimiyet testini uygulayan milletin kendisindir. Bu tersten başarılı çıkanlar hükümet olabiliyor. Samimiyet testine tabi tutuluyorsunuz millet tarafından bunu göz ardı etmeyin. Yarın bu sınav sonucuyla çıkacaksınız karşılarına halkın. Selam ve dua ile…
Bu habere toplam 4 yorum yazılmıştır. Üçüncü Osman
[ 09 Mart 2010, 09:18 ]
yalovalıya aynen katılıyorum... türban türklerin adeti değildir. çarşafı kınıyorum burası filistin değil!! çağdaş türkiye. namus örtünmekle olmaz beyinde olur ve biter.
ama sırf çarşafa karşı olduğu için chpyi ve baykalı destekleyenler büyük bir ihanetteler. yanlış yoldalar, baykalın bu ülkeye zerre kadar faydası olmamıştır, yabancı bazı güçlerin emri altındadır, akp hiçbirzaman çarşaf giymeyi zorunlu kılmayı düşünmez oylarınız akpartiye, geleceğiniz aydınlık olsun. BAY KALL
[ 09 Mart 2010, 06:02 ]
Baykal'ın muhtelif tarihlerde yapmış olduğu sözde açılımları saymıyorum "Yeni Sol", "Anadolu Solu" gibi açılımlar, Şeyh Edebali'den ilhamla geliştirdiği yenilikçi söylemler çoktan CHP arşivindeki yerini aldı. Baykal kaynaklı açılımların halk tarafından samimi bulunmadığı seçimlerle de test edilmiştir. Baykal girdiği her seçimden yenilgiyle çıkmıştır. Fakat hiçbir şey olmamış gibi büyük bir pişkinlikle "açılım"larına devam ediyor...
YALOVALI
[ 08 Mart 2010, 19:54 ]
Başörtüsü Anadolu'nundur. Yüzyıllardır vardır. Ama türban başka bir şey. 1400 yıllık İslam tarihinin hangi noktasında var? Peygamberimizin zamanında türban kullanan var mı? 1000 yıldır türban var mı? Türban ne? Türban yabancı bir kavramdır. Türban sanki İslamiyetin şartı. Kelime-i Şahadet yerine koydular. İnsanlara türban giydirebilirsiniz ama devlete türban giydiremezsiniz.. " Meğerse demek istemiş ki "Siz karışmayın;verin oyları yabancı bir kavram olan türbanı hatta karaçarşafı devlete biz giyderelim
NEDİM
[ 08 Mart 2010, 19:48 ]
CHP'nin ve Baykalın baştüsünü ve çarşafı içselleştiren açılımı, samimi olmasa da yıllarını, enerjisini bu nedenle harcamış Ülkemiz için bir kazançtır. Başörtüsünün (onların değimi ile türbanın) laiklik için bir tehlike olmadığını anlayan ve laikliğin bayraktarlığını yapan CHP nihayet ülkenin normalleşmesine faydalı bir katkı yapmıştır. Nihayet ülkemiz, enerjisini gerçek gündemine harcayacaktır. Bu aslında bir milattır.
|
KÖŞELİ YAZILAR
HABER ARASON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
|||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||