| | ||||||||||||||||||||||||
MUTLULUKTAN PİŞMAN OLMAK
Siz hiç mutlu olduğunuz için vicdan azabı duydunuz mu…? Kalbiniz bir başkasının mutsuzluğu için paramparça oldu mu..? Sesini duyduğunuzda,gözlerine baktığınızda aslında gülerken dudakları,atarken şen kahkahalar bilirseniz içinin kan ağladığını.Ruhundaki fırtınaların sesi tırmalıyorsa kulaklarınızı ve duymaz olursanız dünyadaki diğer tüm sesleri. Gözleri ,yüreği medet umuyorsa sarıldığı ellerden ,yada açamıyorsa derdini kimseye, kalbi ezildiyse tonlarca yükün altında ,kan damlıyorsa gözlerinden nasıl mutlu olur insan .Bilip yardım edememek ,gidip sarılamamak,yarasını saramamak. Bilirsin imtihandır hepsi,evet sabır gerekir,mükafatların en güzelidir sonundaki ödül ama bunu ona nasıl anlatırsınız..Ya bıktıysa bunları duymaktan ,ya söylerken bunları incitiyorsan tam tersi.Ne yapmalı,nasıl davranmalı,o mutsuzken ben nasıl mutlu olurum.O ağlarken ben nasıl gülerim ….Nasıl sever nasıl sevilirim.Sevmek…. insan sevmekten pişman olur ,vicdan azabı duyabilir mi…bilmem.. Ama biliyorum galiba evet pişman olabilir ! sonunda bu sevgi ızdırab verecek , hayatı boyunca ağlatacaksa …evet pişman olabilir.Sevdiğiniz birisi bunları yaşarken ve siz elini tutup onu düştüğü kuyudan çıkaramazken nasıl olurda mutlu olursunuz. Örülen duvarlar ses geçirmiyor,atılan feryatların yankısı sadece kendini sağır ediyor,kapısı yok girecek,dünyasında yarattığı karanlığa sızabilecek ışığa bir delik bile bırakmamış.Güneş güzel yüzüyle ısıtırken dünyayı o donuyorsa ,titriyorsa buz olmak istiyorum bende ,bende donmak….Ahhh bir yıkabilsem o duvarları,duvarları örmesine neden olanları … Ama ben sessiz çığlıklarını duyuyorum,feryatlarını,yakarmalarını,uykusuz gecelerin ödülü kan çanağı gözlerini görebiliyorum………….elim yetişmiyor. Ben nasıl mutlu olurum ,aklım nasıl temizlenir,vicdanım nasıl huzur bulur...Sihirli bir değneğim olsa dokunabilsem omuzlarına ,bakabilsem o mahzun gözlerine ,tamir edebilsem kırılan kalbinin her köşesini…tutabilsem ellerini avuçlarımda,karışsa gözyaşlarım gözyaşlarına,saatlerce ağlaşsak,ağlamaktan yorgun düşsek derdine çare olamayacağımı bile bile. Ben nasıl gülerim onun dudaklarındaki acı tebessümü görerek.Mutluluk insana bu kadar acı çektirir bu kadar suçluluk hissettirirmiymiş ne garip …öğrendim !öğrenmem gereken daha pek çok şey olduğunu bilerek. Hayat her zaman adil değil, hep başkasının başına gelmezmiş ummadık şeyler öğrendim…..Sen mutluyken ,başka yerlerde var olabilecek fırtınaların sana ulaşmaması büyük bir nimetken ,ya o fırtınanın tam ortasında kalmışlara nasıl uzanır eller.Gönüllerdeki fırtınalar parçalıyorsa yelkenleri ,karışıyorsa dalgalara kim duyar kim anlar…aynı fırtınanın ortasında kalmışlar mı? İnsan mutlu olduğu için utanır ,mahcup olur,suçluluk duyar,pişmanlık olur mu ? saçmamı ?sevdiğiniz birileri bir yerlerde acıdan,mutsuzluktan,umutsuzluktan,çaresizlikten,yalnızlıktan ve de pişmanlıklardan kıvranıyorsa …..bir düşünün …sizce… En büyük nimetin ne kadar aciz varlıklar olduğumuzu bilerek,tek yardımcının ve mercinin Yüce Allah olduğunu bilerek sadece ondan yardım dilemek olduğunu unutmadan…..her şeyin sebebini “O” bilir……..
Bu habere toplam 6 yorum yazılmıştır. Kayserili
[ 30 Temmuz 2010, 22:28 ]
Haydi bakalım Ecrin Hanım, yediğiniz içtiğiniz sizin olsun, gezdiğiniz yerleri anlatın bize. Ara verdiğiniz yetmedi mi?
taygut
[ 30 Haziran 2010, 22:43 ]
yazılarınızı sürekli takip ediyorum ve bu kadar güzel yorumların daha da fazlasını hakettğnizi düşünüyorm şu ana kadr mutlulugumdan hıc pisman olmamıstım... hayata yepyeni bi pencere açtım sayenizde ..penceresini hala kapalı tutanların da bunu bir kere daha düşünmesi dieğiyle...saygılar...
kayra
[ 30 Haziran 2010, 22:36 ]
merhabalar ecrin arkadasım!!!sende ne cevherler varmıs da bızım haberımız yokmus:)ellerine saglık yazın pek bi güzel olmus da acaba senın gıbı dusunen daha ne kadar ınsan kaldı şu dünyada...umarım yüreğinin taa ucunda da olsa birazcık merhamet bulunanlarının yüreğini sızlatmıstır...yüreğine sağlık
bilgehan
[ 30 Haziran 2010, 22:07 ]
ağlar gözlerim, mutluktan yanar yüreğim yandıkça yanar yanınca yüreği, bir şeyler yapmak kolay gelir zordur aslında sevdğin olunca acı çeken, bir şeyler yapmak elinden gelse yoluna neleri sermezsinki mutsuzluktan ağlayan gözleri mutluktan gülsün diye ama olmaz olamaz dünyadır bu yaktıkça yakar yakar........( ecrin hanım gerçkten çok güzel olmuş düşüncelriniz insana insanlığını hatırlatr cinsten olmuş elinize sağlık)
ehl-i_kehf
[ 30 Haziran 2010, 21:39 ]
tebrik ederim ecrin hanım ...gercekten sözün bittiği yer...değme yazarlara taş çıkarır ifadesi sizin için geçerli sanırım...acı, merhamet,özlem,pişmanlık ancak bu kadar güsel anlatılabilirdi...
SOĞUK VE GURURLU
[ 28 Haziran 2010, 17:00 ]
Pişman olmak için çok geç artık. Kim bilebilir geç olmasaydı pişmanlık olmazdı değil mi? Köpekler gibi pişmanım bir köpek gibi.Gecenin karanlığında yolunu kaybetmiş bir sokak lambası gibiyim. Kendim dışında herkesi görebiliyorum. Ama kendime bakamıyorum. Elimi hep uzatıyorum, çekmiyorum. Ama neden kimse tutmaya yeltenmiyor?? Ve yorulup ellerimi indirdiğimde o dikiliveriyor karşıma. Oysa benim ellerim aşağıdadır artık. Ve umut kalmamıştır yüreğimde, kollarımda derman.. Uzatır ellerini bana, her şeye rağmen ben de uzatmışımdır ellerimi ama o görmez. Ve pişmanlığın, sefilliğin getirdiği gözyaşlarıma hakim olamam. Akarlar, akarla.. Her biri bana isyan edercesine büyük çığlıklarla yanağımdan süzülerek düşer yere. Susturamam beynimi... Konuşur hep "aptal, salak" der. "senelerce bekleyip hiç uğruna kaybettin onu" bak o geldiğinde ellerini artık uzatamayacak kadar bitkinsin, hor kullanılmış aşkın yetmiyor"... Ve tüm anlar.. Onlu, onsuz, mutlu, hüzünlü, bensiz zamanlar aklına gelir birden. Ama o hala karşındadır... Ben bıkarken o pes etmiştir. Arkamızı döneriz ikimiz de.. Benim yüreğim aklım sende, senin nefret dolu gözlerin, soğuk ellerin bende kalır.aramızdaki mesafe; geçirdiğimiz zamanlar kadar hızlanıp artmaya başlar. Artık beni ben yapan her şey ondadır. Bütün güç.! Ben olmak istemediğim kadın, o olmak istediği gibi onurlu; gururlu ve güçlü. İlerler... Ve kendini bile görmekten aciz bir sokak lambası altında benden götürdükleri ile arkasını döner. Artık aramızda yıllar kadar geceler vardır. Aklının odalarına dumanlar basar çocuğun. Düşünür yoluna devam mı etmeli, yoksa geri mi dönmeli? Tam adi gururun verdiği aldırmazlıkla yoluna devam edecekken içinde kalan aşk kırıntıları ile arkasını döner, gözü bana takılır.. Bir sokak lambası altında cansız bedenini görür. Sakak lambası altında ölü biriyim artık.. Ve onun gibi soğuk,gururlu...İnsan pşman olur insansa pişman olur.
|
KÖŞELİ YAZILAR
HABER ARASON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
|||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||