Berat Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gecedir. Berat Kandili (Beraat Kandili) Müslüman halklarca kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Esasında Kandil Geceleri Hz. Muhammed'in buyruklarında yer almamaktadır. Hicretten sonra üçüncü asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmış, Osmanlı İmparatorluğu'nda II. Selim'den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır. "Berat, beraet" kelimesi "el-berâe" kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir. "Berâet" iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir. Mü'minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de Berat Gecesi denmiştir.
Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı İmparatorluğu'nda bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.*(İ.A.)
Berat Gecesi tefekkürü hem de gerçek tefekkürü yakalamak için bize sunulan fırsattır… Durup düşünmeliyiz bir yıllık hayatımızı… Bir yılda dünya ticarethanesinde karda mı zararda mıyız diye?
Büyük hedefler üzerine kurulan ticari faaliyetler yıl sonunda kendi esaslarına göre gözden geçirilir… Kâr zarar hesapları yapılır. Her yıl tekrar edilen bu kontrol ve tespit işlemleri sayesinde ekonomik hayatta istikrarlı ve sağlam bir ilerlemenin temini mümkün olur. Bu misalin ışığında manevi hayatımıza ve faaliyetlerimize bakalım. Bizim hedefimiz dünyevi hedeflerin çok çok üzerinde… Muradımız Rıza-i İlahi’yi kazanmak olduğuna göre derin derin düşünmeliyiz…
Gerçek tövbe ve istiğfar için vahiyle netleşen zihne, vahiyle donanan ruha, vahiyle beslenen akla, vahiyle titreyen yüreğe, vahiyle arınan nefse, vahiyle güçlenen iradeye, vahiyle dirilen hayata sahip olmak zorundayız. Berat Gecesi Ramazanın çekim alanına girerken geçen bir yılın gözden geçirilmesi ve gelecek bir yılda yapılacakların belirlenmesinde önemli bir adımdır.
Hayatımız fırsatları yakalamak ya da kaçırmak şeklinde sürüp gidiyor… Fırsatları hayatın içinde yakalamanın tek yolu var; tefekkür… Yani düşünmek, anlamak, idrak etmek… İnsan düşünerek yanlış ve eksiklerden kurtulup doğruya ulaşabilir… Düşünmek, değişime dahil olmaktır. Bir şeyleri değiştirmek için düşünmek, bir adım sonrasının bir adım öncesiyle aynı olmaması için mücadele etmektir. Yürekle iletişim kurmanın yolu düşünmekten geçer... Yürekle birlikte kendinin dışında hakikat ırmağına akmaya çabalamanın ilk ve önemli adımı tefekkürdür…
Bir kısım alimlerce hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına Berat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir Gecesine kadar devam etmektedir. Hayata hikmet nazarıyla bakmalıyız… Hikmet; faydalı amele götüren bilgi,
bilinçli amel, ilim ve amelde sağlamlık olduğuna göre hayatımızı hikmetle donatmaya başlayalım. Ramazanın çekim alanına girerken ne yapalım? Nebi gibi Hiramıza sığınalım, hiç vakit kaybetmeden iç dünyamızın odalarına dalalım… Tortulaşmış kötülükleri kazıyalım… Viraneye dönen zeminleri temizleyelim… Vahyin iniş üssü olan yüreğimizi ayetlerin inişine hazırlayalım… Her inen ayetle yeniden iman edelim… İman edelim de varsın ateş hendeklerine atsınlar… Erdemi kuşanalım da varsın kıskanan kardeşler kuyuya atsın… Ustamız Hızır bizi bekliyor, iki denizin birleştiği yerde... Hikmetle cehaletin tam ortasında... Hayatı anlayarak ve anlam katarak yaşayıp beratını eline alanlardan olabilmemiz duasıyla…