| | ||||||||||||||||||||||||
AMAN YAŞLANMAYIN
Sabah kalktım kahvaltımı ettikten sonra, Allah’ım bugün cuma bugünümü hayırlı kıl, senin rızan için müslümanların bayramı olan bugünde ne yapabilirim! Ertelemiş olduğum birkaç ziyaret vardı onları yaparsam Allah’ın rızasını kazanacağımı düşünerek ziyaretlerime başladım. İlki küskünleri barıştırmaktı konuşmaya gittim, inşallah başarılı olmuşumdur. İkinci ziyaretim ahbabımız olan Ayşe’yi ziyaretti. Ayşe’nin annesi bir süreliğine onda kalacaktı, teyze yi sevdiğim için hatırını sormak için Ayşelere gittim. İkindi vaktiydi kapıyı çaldım yemek yiyorlardı. Yemin billâh ettirdiler sende yemek ye diye, karnım tok olmasına rağmen masaya oturdum, birkaç kaşık aldım hatırları kırılmasın diye. İkindi ezanı okudu Teyze namaz kılayım deyince bende kılacağım birlikte kılalım dedim. Namaza duracakken teyze benim için dua et kızım ele ayağa düşürmesin oğlum kızım dedirtmesin dedi. Niye öyle diyorsun teyze Allah’a şükür çocukların bakıyor deyince teyze elimi tuttu kanepeye oturduk başladı içindeki sıkıntıları anlatmaya… Evde yalnız duramıyorum, seksen yaşındayım, okumam yazmam yok bir şey olsa çocuklara telefon edemiyorum , bende onların yanında kalıyorum ama sığıntı gibi hissediyorum kendimi, daha önce küçük kızımda kaldım maaşımı alamadığım için kızım kendi alıyor. Maaşımı evinin eksiklerine harcıyor, geçen pencerelerini yaptırdı, senin paradan verdim paran bitti diyor, elime hiç bir şey geçmiyor. Önceleri küçük oğlumla alt üst oturuyorduk, oğlumun uzun yıllar çocuğu olmadı, gezmeye giderlerdi arkadaşları eve bırakınca onların çocuklarına sarılır severdi bende pencereden görürdüm. Annesin dayanamazdım Allah’ım hazinen çoktur şu yavruma da bi evlat verdiye dua ederdim. Tüp bebek yaptılar oda tutmuştu, oğlum söyleyince , adak adadım doğarlarsa keseceğim diye, çocuklar doğdu geçen küçük kızıma adak adamıştım keselim deyince ” sende ne diye adadın “ diye bana kızdı ,param onda olduğu için kestirmiyor, kızım ben ne yapacağım , geçen güne girdi benim adıma oğlunu evlendirecek senin paranla geline bilezik aldım dedi, hem iki günümün parasını hem de maaşımı vermiyor .Dua et kızım ele ayağa düşürmesin bakan olmayacak bana dedi. Teyzenin elini tutum yaprak gibi titriyordu, ağlamaya başladı dün kandildi çocuklarımın hepsi aradı küçük kızım aramadı ” bedavası yokmuş “ ben onları nelikle büyüttüm şimdi kimse istemiyor. Şimdi bu yavrum da kalıyorum maaşım elimde olsa pazar parası versem kötümü olur. Canım bir şey istese alamıyorum. Dün akşam dua ettim Allah’a kızımın içine sızı düşürde anlasın diye. Bir tek çocuğum o mu maaşım elimde olsa hangi çocuğumda kalıyorsam ona harcasam. Ayşe yemek yapıp yediriyor ama boğazımdan geçmiyor, o da dul bu kızın yaptığı doğrumu kızım, doğru değil tabi maaşını sana verecek sende ona verirsin, kimde kalıyorsan onun evinde harcamalara yardım edersin. Teyzeyi teselli edecek söz bulamıyordum. Allah’ım yaşlanmak ne kötü, bir hikâye vardı aklıma o geldi. Baba oğluna bir bağ bağışlamış ama oğlu babasına bir salkım üzümü çok görmüş… Kur’ an’ı kerimde ana-babaya iyilik ve saygı hakkında 13 ayet zikredilmekte. Rabbin, ondan başkasına kulluk etmememizi ve anne ve babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara; “ÖF” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle “( İsra Suresi23) Sizi Rabbimin engin güzellikteki hoşgörü ve Rahmetine emanet ediyorum.
Bu habere toplam 4 yorum yazılmıştır. ömer çetinkaya
[ 11 Mart 2010, 10:44 ]
Sayın yazar hanfendi büyle değerli bir yazı yazdığın için çok teşekkütr eder Allahdan sayınızın artması için niyazda bulunur saysılar dilerim.
başaııların senin olması dileklerinde bulunurm. elif
[ 27 Şubat 2010, 20:13 ]
şu dünyada yaşamak öyle zor ki,sen gençsin dinçsin deniyor fakat dünyanın yükünü her zaman taşıyamıyo insan..hele ki yaşlılar için, küçükken bi kaş işaretiyle durdurdukları çocuklarına ne söyleseler kar etmez onlar yine kendi bildiğini okur..yaptığı iyi yöndeyse bişey yokda,kötü yöndeyse o ana-babanın yüreğinin yandığının yanında ahirette birde evlatlarının yandığını görmek var..Rabb'im doğrudan ayırmasın inşallah..
ecrin
[ 27 Şubat 2010, 08:52 ]
bu günün yarınıda var ,gören gözlere duyan kalplere çoooook dersler var ,Zil çaldı ders başladı ama herkes dersten kaçmak için bir sürü bahaneler hazırlamış...........eee yazılı zamanı bakalım kağıda ne yazacaklar??
Birisi
[ 27 Şubat 2010, 06:59 ]
Ömrün uzun veya kısa olması, Allah'ın takdiri iledir. İrademizin dışında insan için takdir edilen bu zaman dilimlerini yaşamanın leh ve aleyhimizde olması, ancak iman ve İslâm'a uyup uymama açısındandır. Bununla beraber ihtiyarlık akıl ve güce koyduğu engel nedeniyle devası ve şifası yaratılmayan bir hastalık olarak vasıflandırılmıştır. Bu hastalığa nasıl olsa ömrü olan tutulacaktır. yaşlıya yapılcak her hareketin dönüşünün olduğunu unutmamak gerekiyor. Yani bugün ona yarın bize.
|
KÖŞELİ YAZILAR
HABER ARASON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
|||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||