| | ||||||||||||||||||||||||
Kadın inci gibidir
“Kadın inci gibidir” dedi Yaşlı. “Bazen senelerce, bazen de bir ömür boyu bir istiridyenin içinde saklar kendini. Fakat bir kez gün ışığı gördü mü çabuk unutur geçmişini. Geçmişte ne kadar saklanmışsa o kadar seyredilmek ister; ne kadar kapalı kalmışsa o kadar açığa çıkmak ister. İşte o an çıkıp geldiğinde artık kimse ona mani olamaz. Kendi bile.” Diyor Elif “Şafak Şehrimin Aynaları” kitabında. İster genç olsun ister yaşlı, ister çalışan veya ev hanımı, isterse entelektüel olsun, her kadın hayatının bir döneminde saklanır kabuğuna bir şekilde. Genç kız olur anlaşılmayı bekler, evlenir kocasına adar kendini unutur her şeyini, çocuk doğurur anne olur, dünya durur artık yaşamın anlamı minicik yavrusudur. Ne aile kalır gözünde, ne koca ne iş- kariyer, dünyada olup bitenler anne sütünü arttıran bitkilerden önemli değildir artık. En pasif kadın bile şahin yapar annelik. Kendi annesine, bebeğinin babasına dünyayı dar edebilir onun menfaat uğruna. Çok mutludur kadın kendi iç dünyasında. Her şey onun kontrolündedir ne de olsa. Fakat gün gelir, her şey değişir. Hayatının merkezinde durduğu yavrusu büyür, bağımsızlığını ilan eder. Artık yalnızdır kadın. Bağlanacak yeni bir madde arar. Kimi kocasına sarar, kimi komşusuna, kimi de işine.. ki işte bu kadından korkmak gerekir. Anneliğin içinde beslediği tüm birikimleri işine yansıtır. Çocuğuyla kurduğu karşılıksız bağı işiyle, dış dünyayla kurmak ister, kuramazsa kırılır, yıpranır, ama hayır o annedir. Allah ona vazgeçmemeyi öğretmiştir bu dönem boyunca, ve direnir. Her yolu dener, başarmalıdır. Bir dönem hayatın merkezidir, kanına işlemiştir, iç güdüsel olarak öğrenmiştir başarılı olmayı; hayat vermiş, büyütmüş, eğitmiştir. İşte bu nedenle, anneliği içine sindirerek yaşamış her kadın, kuantum sıçraması yaratabilir hayatının her alanında. Annelik kadınlığın en büyük dönüm noktası, tam olma halidir. Altından kalkamayacağımız yükün olmadığı hissini her an yaşamak demektir. Hiçbir kadın yoktur ki aklına koyduğunu, hedeflediğini elde etmesin. Özünde bu kadar güçlü, bağımsız ve başarılı bir cinsin, bir azınlık, korunması gereken bir kesim gibi senenin bir gününde anılması çok da anlamlı gelmiyor aslında. Yine diyor ki Elif Şafak “Siyah Süt” kitabında; “Sorulması gereken “Niçin tarih boyunca daha çok sayıda kadın şair ya da yazar çıkmadı?” değil. Esas soru, “Nasıl oldu da o bir avuç kadın şair ve yazar bu şartlara rağmen gene de çıkabildi?” Unutmayalım, Allah biz kadınlara annelik duygusunu vermiş ki, dünyanın hakimi olmaya fırsat bulamayalım. Düşünsenize milyonlarca erkek yüzyıllardır savaşıyor, hala değişen bir şey yok…
Bu habere toplam 8 yorum yazılmıştır. EDA TOPRAK
[ 09 Mart 2010, 06:12 ]
Çok teşekkür edrim güzel yorumlarınız için. Birikmek ve birikimlerimizi paylaşmak için burdayız. Benim de sizlerden öğrenecek çok şeyim var. Bu güzel başlangıç için hepinize teşekkür ederim.
Ahmet Dursun KAYA
[ 08 Mart 2010, 14:32 ]
Eda hanım , aramıza hoş geldiniz. Sizin gibi kaliteli insanları aramızda görmek , onur ve gurur kaynağı olarak bize yeter. İnşallah en kısa zaman da diğer yazarlarımızlada tanışır ve ne kadar haklı olduğumu anlarsınız.... Tekrar hoş geldiniz , iyi çalışmalar....
Melek Elvin
[ 08 Mart 2010, 14:13 ]
Eda hanım aramıza hoş geldiniz.Tecrübelerinizden ve bilgilerinizden yararlanacak olmak bir kadın olarak beni çok sevindirdi.Kadınlar gününde aramıza katılmanızda manidardı.Selam ile
ecrin beyza
[ 08 Mart 2010, 07:33 ]
Eda hanım hoşgeldiniz şeref verdiniz..Eminim sitemiz sizin sayenizde renklenecek ve sizden çok şey kazanacak.İnşallah tecrübelerinizden ve bilgilerinizden yararlanma şansımız olur.Tekrar hoşgeldiniz ...
Baran TOPRAK
[ 08 Mart 2010, 06:16 ]
Hiç ihtimal vermiyorum... Eda hanımın kalbinden dökülenler köşeli birşeylere, köşe yazılarına, bir sayfaya, bir internet sayfasına sığsın... Sığmayacakta...
Kendisi mütevazidir anlatamaz ben anlatayım. Mezun olduğu hemen hemen her okulu dereceyle bitirmiştir. Üniversite mezuniyetinde yanındaydım gururluydum. Yüksek Lisans Jürisinde dışarda beklerken kendinden emindim, guruluydum. Benim ömrüm kendisiyle gurur duymakla geçti, geçiyor, gururluyum. Eda hanım önce tasarlar, sonra ister, sonrada en iyisini yapar. Onun kalbinden dökülenler bana ve kızıma fazlasıyla yetti, herkeze de yetecektir, guruluyum. E. Toprak
[ 07 Mart 2010, 19:50 ]
Çok teşekkür ederim değerli yorumlarınız için. Orta okulda başlayan yazma heyecanımın bu noktaya gelmesi inanımaz bir duygu. Bu fırsatı tanıdığınız için tekrar teşekkür ederim.
F. Erkan
[ 07 Mart 2010, 17:50 ]
Aramıza hoş geldiniz sayın Eda G. Toprak hanım
Çok güzel bir yazıydı katılıyorum. Hayırlı işlerinizde başarılar diliyorm... Fazlı GÜVENTÜRK
[ 07 Mart 2010, 13:14 ]
Saygıdeğer okurlarımız;
Eda ahnım bundan böyle kendi köşesinde düşüncelerini paylaşacak bizlerle. Biliyorsunuz bir haber sitesini ve gazteyi daha çok okunur yapan köşe yazarlarıdır.Bu nedenle daha çok yazarın bizlerle düşüncesini payşalması daha çok güç verir bize. Eda hanım; Kırıkkale Belediyesinde Mimar olarak görev yapıyor.Şehir estetik kurulu üyesi ve sözcüsü. Edan hanım; hoşgeldiniz.İnşallah sizin düşüncelerinizden hepimiz çok şey alırız.Unutmayın Halka hizmet HAKKA hizmettir.Tekrar hayırlı olsun... Kirikkaledennehaber.com sitesi Genel Yayın yönetmeni
|
KÖŞELİ YAZILAR
HABER ARASON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
|||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||